Sevin Okyay’ın Önsözü

Çizgi filmlerdeki gençliğimiz…

Çocukluğuna ve gençliğine televizyondaki çizgi filmleri katık etmemiş olan var mıdır? Şahsen ben çizgi filmlerin/dizilerin televizyonda yayınlandığı dönemde ne çocuk sayılırdım, ne de genç.  Ama belki de oyun seven biri olduğum için otuz küsur yaşındayken bile oturup o filmleri derin bir mutluluk duygusuyla, sırıtarak izlerdim. İtiraf edeyim ki, bugün bile favorilerim var.

Kayra Keri Küpçü de benim gibi eski çizgi filmleri seviyor. Ama benden (ve çoğumuzdan) farklı olarak, çocukluğundan beri izlediği çizgi filmlerin her karakterinin adını hatırlıyor, replikleri ezbere biliyor. Bilgisini paylaşmak için bir kitap yazmayı da ilk kez 2010 Kasım’ında düşünmüş. Gazete ve dergi arşivlerini karıştırarak 2000’den önce televizyonlarımızda yayınlanmış tüm çizgi filmlerin listesini çıkarmış. “2000 yılından öncesi, gerçekten de 80’ler çocuklarının çocukluğunu süsleyen çizgilerdi ve daha henüz özel çocuk kanalları açılmamıştı,” diyor. Haliyle, böyle bir kaynakça da yokmuş.

İşe koyulmuş ama aradan iki yıl geçivermiş işte. Çizgilerin Gücü Adına, 400’den fazla çizgi film içeriyor, konusu ve karakterleriyle. Hangi yıllarda yayınlandığı belirtilip bir özet de verilmiş. Kitapta, 2000 yılından öncesinde ülkemiz televizyonlarında yayınlanmış çizgi filmlerin tamamı var. Özellikle de 80’li ve 90’lı yıllarda hayatımıza karışmış, zihnimizde yer etmiş ve halen sözü edilen çizgiler. Kayra, “Balarısı Tombik, Heidi’den tutun da hafızalardan hiç silinmeyen Voltron, He-Man, Ninja Kaplumbağalar’a kadar hepsi,” diye özetleyivermiş. “O dönemleri ve bizim dönemimizin çocukluğunu hatırlayacak bu kitabı okuyanlar,” diyor.

Dedim ya, biz o zamanlar çocukluk ve gençlik bir yana, iyi ihtimalle orta yaşlıydık. Ama unutmuş olduklarımı bile adını okuyunca hatırladım. Ne desem bilmiyorum, geçmiş yılların bugün akla geldikçe insana mutluluk veren hatıralarının sayısı o kadar da çok değildir. Benim en sevdiğim çizgi filmler (ve kitabımız işin o tarafıyla ilgilenmese de, bazılarının çizgi roman halleri) hep içimde bir mutluluk duygusu uyandırmıştır; daha doğrusu, bunlar çocukluk mutluluklarının izleridir, sanki… Dört-beş yaşın Pazar Sinemaları’ndan başlayarak, çok eski arkadaşlarım vardı o çizgi film karakterleri arasında: Ağaçkakan Woody, Bugs Bunny, Daffy Duck, Donald Amca, Goofy, Mickey Mouse, Road Runner, Tom ve Jerry gibi. Bir de, esas olarak gazetelerden, kitaplardan ya da filmlerden tanıdığım ama çizgi dizisi de yapılmış olanlar: Hepsini saymak mümkün değil ama Hasbi Tembeler’i gazeteden bilirim meselâ. Polyanna, Alis (Harikalar Diyarında), Küçük Prens, Küçük Prenses Sara, çok okuyan bir çocuğun yol arkadaşlarıdır. Aslında Peter Pan de öyle ama onun filmini hatırlıyorum asıl. Ormanın Çocuğu’nun çizgi filmi, bendeki kitabı tamamlamıştı. Archie ile Afacan Dennis, Tenten, Spirou, Asteriks, Red Kit, kıymetliden de kıymetli çizgi romanlarımdı. İlk ikisi için yeniyetme yaşlarında ayılıp bayılırdık. Bulabildiğimiz ender dergiler arasındaydılar.

Heidi’yi ise -her halini görmüş olsam da- asıl TV dizisiyle hatırlarım. Bir Japon çizimi olduğunu öğrenince hayretten küçük dilimi yutuyordum az daha. Snoopy’nin çizgi film haline de sempatim vardır. Jetgiller ve Taş Devri, yalnızca çocukların değil, herkesin sevgilisiydi. Vazgeçilmezlerim, ana listemin yanında daha iddiasızdır – sayıca. Akıllı Bıdık, ben olmuştum, bazı arkadaşlarım ve büyüklerim (manevi büyük) bana bir dönem öyle derdi. Değerli ise nedense nişanlımdı. Muzurluklarımı ona malettiğim ve onun gibi gülmeye çalıştığım için herhalde. Küçükken de Woody gibi gülmeye çalışırdım. Annem, “Yavrum, ağaçkakan gibi gülme, çocuk gibi gül,” derdi. Böyle işte, her şeye müdahale ederler! Nils ve Uçan Kaz ile Vikingler’in karakterlerine tek kelimeyle bayılırdım. İlkinin jeneriğinde alttan geçen sinsi tilki hele… Casper ile Pembe Panter’den ilkini çizgi romanla, sonra sinemayla; ikincisini de doğrudan sinemayla paylaşmıştım. Bay Meraklı / La Linea’yı (Simon’s Cat ile birlikte) bugün de İnternet’te kovalıyorum. Müfettiş Gadget da sevdiğimiz bir arkadaştır ama saftoron ayıcık Winnie’nin yeri başka. Şu kadarını söyleyeyim, dün işe Eeyore tişörtüyle geldim.

Geride kalmış mutlu anları hatırlamaya hazırlanın. Çizgilerin Gücü Adına, televizyonculuk tarihi açısından da önemli bir kitap bence. Şimdi Shrek, Buz Devri, Madagascar, vb. ortalığı kasıp kavuruyor. Onlar yokken bunlar vardı işte.

Sevin Okyay

Kitabı Alabileceğiniz Adresler
Kitap satışa çıktığında satın alabileceğiniz adreslere buradan ulaşabilirsiniz.

SATIN AL!

Bize Ulaşabileceğiniz Sosyal Bağlantılar
Sponsor


Kitaba katkılarından dolayı Technopat'a teşekkür ederiz.

Twitter’da Çizgilerin Gücü Adına

Sitenin fon resmi Jessica de Bruin'in çizimidir.
Jessica'nın Deviantart sitesi